Işık Kirliliği

Geceleyin çevremizi neden aydınlatıyoruz? Daha iyi görmek için, daha güzel çevrede bulunmak için, daha kolay çalışmak, daha güvende hissetmek için… Ticarette, turizmde çalışıyorsak iyi reklam yapmak ve müşteri kazanmak için. Fakat ne yazık ki hem Türkiye’de hem de bütün dünyada çok kötü gece aydınlatma uygulamaları var. Bu yanlış uygulama giderek yaygınlaşmakta ve artmaktadır. Bu sorun bu gezegeni felakete götürecek olan bir ÇEVRE
KİRLİLİĞİDİR. Ülkemizde yeterince anlatılamamış ve önlemleri alınamamış bir sorundur.

Bu büyük sorun için neler yapılıyor, neler yapılmalı?

Ülkemizdeki ışık kirliliği haritası.

Nedir IŞIK KİRLİLİĞİ? Yanlış yerde, yanlış miktarda, yanlış yönde ve yanlış zamanda ışık kullanılmasıdır. Işığın istenmeyen ya da gerekmeyen yeri aydınlatması hem rahatsız edici ışık hem de boşa giden enerji demektir. Gözün alışık olduğu aydınlatma düzeyini aşan ışık gözün görme yetisinin bozulmasına, nesnelerin görünürlüğünün kaybolmasına ve gece yol ve çevre güvenliğinin olumsuz etkilenmesine neden olur. Gökyüzüne doğru yayılan yapay ışık, atmosferdeki toz ve moleküller tarafından her yöne saçılır ve gökyüzünün fon parlaklığını artırır; gökyüzünün doğal güzelliği ve yıldızlar kaybolur. Işık kirliliği, gecenin doğal karanlık düzeyini bozduğu için, doğal yaşamı (hayvanlar, bitkiler, doğal çevre) da olumsuz etkiler.

Işık Kirliliği konusu ülkemizde ilk olarak 1998 yılında Prof. Dr. Zeki ASLAN tarafından TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi’nde başlatılmış ve özellikle öğretmenlerimiz tarafından sahiplenilerek çok verimli bir sürece girmiştir.

Söz konusu çalışmalarla ilgili olarak aşağıda ki genel hedefler uluslararası kabul gören ilkeler haline gelmiştir.

1. Kamu kaynaklarının doğru kullanılabilmesini sağlayarak merkezi yönetimlerle yerel yönetimlerin geliştirecekleri ortak hassasiyetlerle, iş birliği içinde çalışmaların düzenlenmesi,

Sokak aydınlatmalarının yanlışı ve doğrusu.

2. Hem farklı işletme, kurum ve kuruluşlar arasında hem de ekosistem paydaşları arasında iş birliğini sağlanması,

3. Özel sektörün de vereceği hizmetlerle Türkiye’nin Ulusal Yenilik Sistemi 2023 yılı hedeflerine ulaşabilmesinde pay sahibi olunması,

4. Ortaya konacak olan yeniliklerin bilimin ışığında geliştirilerek, sürekliliğinin sağlanması,

5. “Çözümü yerel olan küresel bir problem” olduğu için gelişmiş ülkelerin meclislerinden yasa geçirerek kontrol altına aldıkları bu konunun, ülkemizin devlet katının gündemine taşınması ve yasalaştırılması,

6. Yanlış aydınlatma nedeniyle kaybolan enerji miktarının en alt düzeye indirilmesi, ışık/aydınlatma üzerinden enerji verimliliğinin sağlanması,

7. Gelişmiş ülkelerin 21.yy hedeflerinin basında, Uzay ve Astronomi çalışmaları gelmektedir. Ülkemizdeki Astronomi çalışmalarının ışık kirliliği nedeniyle yapılamaz hale gelmesinin engellenmesi,

8. İnsan sağlığı, enerji, güvenlik, astronomi, hava kirliliği, ekolojik denge ve doğal yaşama doğrudan olumsuz etki eden bu konuyla ilgili geniş bir halk kitlesinde genel bir farkındalık oluşturması,

9. Her kademeden okullarda öğretmen ve öğrenciler yoluyla, gelecek nesillerin erkenden bu konuda bilinçlenmesinin sağlanması,

10. Fizik, mimari, aydınlatma tasarımı, güzel sanatlar, eğitim ve sosyoloji gibi farklı disiplinleri, bilimin ışığında yan yana getirerek ülkemiz için hem kalıcı hem de yenilikçi uygulamalar ortaya çıkarılması,

11. Gelişmiş ülkelerin sunduğu hizmetlerden olan “Karanlık Gökyüzü Turizmi”nin ülkemizdeki bilinirliğinin artması sağlanarak “Işık Kirliliğini Engelleme Çalışmalarına” verilen desteğin artırılması.

Bilgi:

www.isikkirliligi.org
www.darksky.org

Not: Bu yazı Anadolu Öğretmen Dergisi 1. Sayısı‘nda yayınlanmıştır.

AÖS-15 Cide

Satürn Samanyolu Önünde

Bizim bakış açımıza göre Satürn,  Samanyolu önünde  3 – 4  Nisan  2017 tarihinde başladığı tersinir hareketine devam ediyor ve Samanyolu’ nun batısına doğru ilerliyor.   24 – 25 Ağustos 2017 tarihlerinde Devamını oku

Nasıl Bir Teleskop Alayım?

Bir gökbilimci değilim ama zaman zaman bana da bu türden soru sorulur: “Nasıl bir teleskop alayım?” Link atarlar: “Şunu mu yoksa diğerini mi alayım?” Yanıtı zor bir soru sorduklarını bilmezler ki; bu soruların tek bir yanıtı da yoktur.

Böyle bir soruyla karşılaştığımda aklıma benzer bir soru gelir: “Nasıl bir bilgisayar alayım?” Bilgisayarla haşır neşir olanlar bu soruya şu yanıtı verirler: Bilgisayarla ne yapacaksın? Oyun mu oynayacaksın, araştırma mı yapacaksın? Yoksa internette o site, bu site gezecek misin? Teleskop alımı sorusunun yanıtı buna benzese de, aslında yanıtı bu kadar basit değildir. Çünkü bilgisayarı kullanmayı genelde herkes bilir. En azından internete girmeyi.

Bu yazı teleskoplar nasıl çalışır? Büyütme gücü nedir? Ayrıntı gücü nedir? Odak nedir gibi sorulara yanıt vermeyecek. Bu tür soruların yanıtlarını arama motorlarında yapacağınız kısa bir sorguyla bulabilirsiniz. Burada sizin teleskopa gerçekten ihtiyacınız olup olmadığını anlamaya çalışacağız.

Hubble teleskopundan yine muhtemeş bir görüntü: NGC 4302 ve NGC 4298 bir arada. (www.hubblesite.org)

Teleskop almak isteyenleri büyüleyen aslında yandaki gibi muhteşem bir görüntüdür. Bir teleskop aldıklarında göz merceğinden böyle birşey göreceklerini zannederler ama fena halde yanılırlar. Bu görüntü Hubble teleskopu ile alınsa da aslında Hubble bile bir anda bu görüntüyü oluşturamaz. Verileri alır ve iletir, bilgisayar ortamında işlenir ve bu güzel manzaralar ortaya çıkar. Yani bir teleskopla bir bakışta böylesi bir manzara göreceğinizi unutun, elinizde Hubble olsa bile.

Gelelim diğer yanıta. Gökyüzünü ne kadar tanıyorsunuz? Gökyüzünde bir gezegeni bir yıldızdan ayırabiliyor musunuz? Satürn hangi aylarda Jüpiter hangi aylarda gökyüzünü süsler? Venüs nerededir? Mars en iyi ne zaman izlenir? Ay’a bakıp sadece koyu ovaları ya da kraterleri mi görürsünüz? Bunlar arasındaki renk tonlarının ve parlaklıkların anlamı nedir? Elinize bir gökyüzü haritası alsanız ve buradaki bir cismi koca gökyüzünde iğne deliğinden biraz büyük bir alana bakan teleskopla bulabilir misiniz? Sorular sorular…. Zaten, bunlara verilecek bir yanıtınız varsa “hangi teleskopu almalıyım” diye sormaz, gider alırsınız.

Gökyüzünü tanımayan birisi teleskop aldığında hayal kırıklığına uğrar. Çünkü kocaman Dolunay’ı bile teleskopla zor bulur. Sonra iş gezegen gözlemeye gelince çoğunlukla başarısız olur ve sıkılır. O zaman yapılacak iş nedir?

İlk iş bir gökyüzü atlası ile gökyüzünü herhangi bir araç gereç kullanmadan tanımaktır. Bu uzun sürebilecek bir iş olmasına karşılık genelde birkaç ay içinde ana yapı kavranır: takımyıldızlar, takımyıldız sınırları, yıldız farklılıkları, Ay evreleri gibi. bundan sonraki kısım temel astronomi terimlerini öğrenmektir. Ama bunu zaten gökyüzünü tararken yaparsınız. Gördüğünüz cismin ne olduğunu araştırır ve sürecin sonunda temel kavramları öğrenmiş olursunuz. Sonra sıra dürbüne gelebilir. Dürbünle daha küçük alanı ama teleskopla göreceğinizden daha geniş alanları tarayabilirsiniz. Çoğu kişi bu kısmı atlayıp teleskopa yönelir.

Teleskop konusunda ilk tavsiyem, gerçekten teleskopla gökyüzünü taramak ve cisimleri ‘zınk’ diyebulmak istiyorsanız “manuel” bir teleskop almanız olacak. Böyle bir teleskop ucuzdur ve pahalıya da yönelmeyin. Unutmayın alacağınız ilk aracınızı merakınızı gidermek için kullanacaksınız.

Diyelim ki böyle bir teleskop aldınız ve Ay’ı, gezegenleri, bazı parlak yıldız kümelerini ve bulutsuları gözlediniz. Ama heyecanınız ve merakınız azalacağına daha da arttı. (Böyle bir durumda size gökbilim virüsü bulaşmış demektir ve tedavisi de yoktur) Bu cisimleri daha ayrıntılı görmek ve hatta fotoğraflarını çekmek istediniz. O halde otomatik bir teleskop almanızın zamanı geldi. Bilginiz olduğuna göre birkaç basit sorgulamayla size gereken teleskopu ve fotoğraf çekme ekipmanını paranıza kıyıp alabilirsiniz. Unutmadan, teleskopla fotoğraf çekmek ve işlemek de uzmanlık isteyen diğer alandır.

Aksaray Bilim ve Sanat Merkezi Gözlemevi’nden bir görüntü.

Teleskop almak isteyenlere aslında ilk önerim Türkiye’nin dört bir yanında yaptığımız etkinliklere, seminer ve sempozyumlara katılmanız yönünde olacak. Böylece kafanızdaki soruları yanıtlayacak uzmanları bir arada bulma şansınız olacaktır.

100-200 lira gibi maliyeti olan cihazlara teleskop değil daha çok galileoskop deriz. Bunu da dip not olarak ekleyeyim.

Bu yazıdaki görseller “pinterest.com” üzerinden alınmıştır.